Otomotiv işçilerinin GM’ye ve otomotiv şirketlerine karşı sosyalist ve enternasyonalist bir stratejiye ihtiyaçları var

27 Eylül 2019

Artık ikinci haftasına giren 48.000 General Motors işçisinin grevi, Amerika ve dünya genelindeki gerçek sınıfsal ilişkileri açığa vuruyor. GM yöneticileri, on yıldır yükselen karlardan sonra, Wall Street’in yatırımlarda durmadan daha büyük kazanç elde etme taleplerini doyurmak için işçilere yeni ve daha sert tavizler dayatmaya kararlılar.

Şirket medyası ile siyaset kurumu içindeki fikir birliği, Başkan Obama’nın eski “Araba Çarı” Steven Rattner’ın Salı günü New York Times’ta yayımlanan “Otomotiv işçileri zorlu bir yol ile karşı karşıya” başlıklı yazıda ifade edildi.

Rattner, sektördeki onlarca yıllık “iş barışı”nın “yılların, özellikle de 2008 durgunluğu ve Obama yönetiminin sonraki kurtarması sırasındaki acıları telafi etmek isteyen” işçiler tarafından bozulduğunu kabul ederek yazıya başlıyor.

“Otomotiv görev gücüne Başkan Barack Obama önderlik etti,” diye yazıyor Rattner ve şöyle devam ediyor: “Otomobil sektöründeki mavi yakalı işçilerin kötü durumuna derinden sempati duyuyorum. Ama maalesef, imalat sektörü söz konusu olduğunda, Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel rekabetle karşı karşıya olduğu koşullarda, bir zamanlar bu işlere eşlik eden cömert ücretlerin ve sosyal hakların geri getirilmesi bu işleri riske atmadan imkansız hale geliyor.”

Obama’nın 2009’da GM’yi ve Chrysler’i yeniden yapılandırmasını yönetmiş bir yatırım bankerinden geldiği düşünüldüğünde, Rattner’in otomotiv işçilerine “derin sempatisi”nden kuşku duyulabilir. Beyaz Saray görev gücü, Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikasının suç ortaklığıyla, en az 36.000 işi ortadan kaldırdı, yeni işçilerin ücretlerini yarıya indirdi, sekiz saatlik iş gününü kaldırdı ve şirketin karşıladığı emeklilikte sağlık hizmeti yardımına son verdi.

Her ne olursa olsun Rattner, otomotiv işçilerinin artık vazgeçmekten başka seçeneği olmadığında ısrar ediyor. Bunun nedeni, bu eski Morgan Stanley ve Lehman Brothers bankerinin kapitalist mülkiyet ilişkilerini ve piyasa mantığını savunuyor olmasıdır. Eğer kalkış noktanız buysa, şu da doğru olur: işçiler birbirlerine karşı rekabet etmek ve köpek gibi çalışmak zorunda kalacaklar yoksa çalışacak işleri bile olmayacak.

Kapitalizm, sömürüye ve kapitalist mülk sahipleri arasındaki –emek maliyetlerini düşürme ve işçi sınıfından çıkardıkları kar miktarını en üst düzeye çıkarma– rekabetine dayanır. Hissedarları için yeterli kazançlar yaratamayan şirketler, hisse senetlerinin değerini düşüren yatırımcılar tarafından cezalandırılırlar.

Bu gerçekliği gizlemeye çalışan Rattner, şöyle yazıyor: “İşçilerin daha fazla kazanmasından yanayım ama en azından araba sektöründe şunu anlamak önemli: bu, işçiler zararına kar eden açgözlü yatırımcılar meselesi değil. GM hissesi, Kasım 2010’da ilk kez kamuya arz edilmesinden bu yana sadece yüzde 13 yükseldi. Tüm piyasadaki yükseliş ise yüzde 154’tür.”

Gerçekte ise, GM Yönetim Kurulu, Obama’nın Beyaz Saray otomotiv görev gücünde Rattner’in serbest yatırım fonu yatırımcısı bir arkadaşı olan “aktivist yatırımcı” Harry Wilson’ın denetimi altında, şirketin hisse senedi değerlerini en zengin hissedarları için yukarı çekme amacıyla Mart 2015’ten beri en az 14 milyar dolarlık hisse senedi geri satın alımını onaylamıştır.

GM’nin geçtiğimiz Kasım ayında Kuzey Amerika’daki beş fabrikayı kapatma ve 14.000 işi ortadan kaldırma duyurusunun amacı, tam da yatırımcıların kazançlarını arttırmaktı. Şirket yönetiminin, küresel otomotiv sektörünün geleceğini biçimlendirmek üzere düşük ücretli geçici bir işgücü yaratılması yönündeki taleplerinden geri adım atmayı reddetmesinin nedeni de budur. GM otomotiv işçilerinin kazanımı olan sağlık sigortasını da kaldırmak istiyor. Forbes de kısa süre önce sağlık sigortasını “ABD otomotiv sektörüne 100 yıldır hakim olan yarı sosyalizmin son kalıntısı” olarak kınamıştı.

Wall Street, grevle ilgili talebini açıkça ortaya koymuştur. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, bu ayın başında, GM’nin grevi hızla sonlandırıp büyük tavizler dayatmayı başaramaması halinde, şirketin kredi derecesini indireceği uyarısında bulunmuştu.

İşçilerin varması gereken sonuç kesintileri kabul etmemeleri değil, kapitalizmi kabul etmemeleri gerektiğidir. ABD’deki ve dünya genelindeki işçiler toplumsal eşitsizliğe ve endüstriyel kölelik koşullarına geri dönülmesine karşı gitgide mücadeleye girerken, sınıf mücadelesinin mantığı, karşı durulamaz bir şekilde sosyalizm uğruna bilinçli bir mücadele yönünde ilerliyor.

Uluslararası ölçekte yükselen sınıf mücadelesinin sosyalist bir siyasi yönelim edinmesi, egemen sınıfın en büyük korkusudur. Bu sosyalizm korkusu, Trump’ın Salı günü Birleşmiş Milletler oturumunda çektiği nutukta dışa vuruldu. Trump, “Ülkemizin karşı karşıya olduğu en ciddi meydan okumalardan biri, sosyalizm hayaletidir… Bugün, ülkemde verdiğim bir mesajı dünya için tekrarlıyorum: Amerika asla sosyalist bir ülke olmayacak.”

Eğer kapitalist sınıf işçilerin en temel sosyal haklarını –iyi maaş ve güvenceli işler, sağlık hizmeti, emeklilik maaşı ve düzgün çalışma koşulları– güvence altına almaya gücünün yetmediğinde ısrar ediyorsa, o halde işçi sınıfı siyasi iktidarı kendi ellerine almak ve ekonomik yaşamı eşitlik, gerçek demokrasi ve tüm dünyadaki milyarlarca işçinin emeğiyle üretilmiş servetin kolektif mülkiyeti temelinde yeniden örgütlemek zorunda kalacaktır.

Sosyalizm uğruna mücadele, işçileri ortak sınıf çıkarları temelinde uluslararası ölçekte birleştirme mücadelesine ayrılmaz biçimde bağlıdır.

GM, Ford ve diğer ulusötesi şirketler küresel bir stratejiye sahiptir. İşçilerin de karşı koymak için küresel bir stratejiye ihtiyacı var. Bugün, uluslararası işçi sınıfının mücadelelerini eşgüdümlü hale getirmeden, bırakın dünya kapitalizmine karşı güçlü bir hareketin geliştirilmesini, etkili bir grevin örgütlenmesi bile mümkün değildir.

İşçilerin uluslararası ölçekte örgütlenme arayışları, GM grevine yönelik küresel destekte ve Meksika’nın Silao kentindeki GM işçilerinin kahramanca eylemlerinde dışa vuruluyor. Meksikalı GM işçileri, keyfi işten çıkarmalara ve tehditlere karşı ayağa kalktılar ve ABD’deki grev sırasında üretimi arttırmalarını isteyen yönetimin taleplerine meydan okudular. Otomotiv işçilerinin ortak bir mücadelede birleştirilmesi, UAW ve Demokrat-Cumhuriyetçi partiler tarafından kışkırtılan Meksikalı ve Çinli karşıtı şovenizmin reddedilmesi demektir.

İşçi sınıfının karşı saldırısının örgütlenmesi, sosyal haklarını güvenceye almak için otomotiv işçilerinin dünya çapında ortak bir mücadelesini koordine etmek üzere, milliyetçi ve kapitalizm yanlısı UAW’den bağımsız taban-grev komitelerinin inşa edilmesini gerektirmektedir.

Bu ise, tüm işçi sınıfının, kâra değil sosyal gereksinimlere dayalı küresel bir akılcı planlama sistemi için, yani sosyalizm uğruna mücadele temelinde küresel sömürü sistemi kapitalizme karşı siyasi hareketiyle bağlantılı olmalıdır.

Jerry White