Dünya Sosyalist Web Sitesi 75.000 İngilizce makaleye ulaştı

Patrick Martin
14 Eylül 2019

Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS), geçtiğimiz hafta, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) 14 Şubat 1998’de WSWS’yi yayına başlatmasından sonraki 75.000’inci İngilizce makalesini yayımlayarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Buna Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Sinhala, Tamilce, Norveççe, Mandarin, Türkçe, Yunanca, Arapça, Rusça ve Portekizce dahil 21 dilde yayımlanan binlerce makale daha eklendiğinde, WSWS’de toplam yayımlananların miktarı çoktan 100.000 makaleyi geçmiştir.

Bu rakamlar, 21 yılı aşkın süredir yüzlerce yazarın katılımıyla aralıksız yürütülen, kapitalist sisteme ilişkin siyasi çözümlemelerden ve teşhirlerden oluşan benzersiz çalışmaya işaret etmektedir. WSWS, 1998’de hafta beş gün makale yayımlayarak yola çıkmış; Nisan 1999’da programını haftada altı güne genişletmişti.

Dünya Sosyalist Web Sitesi, Kuzey Amerika’da, Avrupa’da, Asya’da ve Avustralya’da faaliyet gösteren sosyalist yayın kurullarının 24 saat aralıksız işbirliği temelinde, planlanmış yayınlanma günlerinden tek bir gün bile kaçırmamıştır. Ulusal sınırları aşan bu günlük sıkı siyasi işbirliği, WSWS’nin üzerine kurulduğu perspektifin; uluslararası işçi sınıfını devrimci Marksist ilkeler temelinde birleştirme perspektifinin pratikte gerçekleşmesini temsil etmektedir.

WSWS, Marksist hareketin tarihinde olağanüstü bir başarıdır. İlk ve hala tek günlük uluslararası sosyalist yayın olan WSWS, günümüzün devrimci Marksizmi Troçkizmin ilkelerini durmadan savunmuş ve uluslararası işçi sınıfının çıkarlarını savunma uğruna mücadele etmiştir.

WSWS’nin 20. yıldönümü vesilesiyle yayımlanan açıklamada belirttiğimiz gibi:

Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin benzersiz karakteri, onun, bilinçli olarak Marksist teoriye ve uluslararası sınıf mücadelesinin yirminci yüzyılın tümünü kapsayan asli stratejik deneyimlerini özümsemeye ve sürekli yeniden işlemeye dayanan perspektifinden kaynaklanmaktadır. WSWS, burjuva medyada (ve daha da kaba bir biçimde, küçük burjuva ve sahte sol web sitelerinin yayınlarında) hakim olan faydacı izlenimciliğin tersine, günlük gelişmeleri uygun tarihsel bağlamlarının içine yerleştirmektedir.

Şubat 1998’de WSWS’nin kurulması, DEUK’un, 1985-86’da İşçilerin Devrimci Partisi (WRP) ile yaşanan bölünmenin ardından, bilinçli bir şekilde Marksist hareketin önceki tarihsel deneyimine dayanan, siyasi olarak birleşmiş bir dünya partisi biçiminde gelişmesinin ürünüydü.

DEUK, daha 1988’de, kapitalist üretimin küreselleşmesinin ve onunla bağlantılı olarak iletişimdeki devrimci değişimlerin önemine dikkat çekmişti. Bunun sonucunda, Uluslararası Komite (UK), önemi egemen sınıf tarafından bile kapsamlı bir biçimde anlaşılmadan önce, internetin potansiyeline fazlasıyla ayak uydurabilir hale gelmiş durumdaydı. UK, aktif biçimde, üzerinden devrimci fikirleri yayabileceği ve uluslararası işçi sınıfı hareketinde daha önce hayal edilemez düzeyde bir uluslararası bütünleşme ve eşgüdüm geliştirebileceği araçlar arıyordu.

Dahası UK, Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağıtılmasını, egemen sınıfın ideologlarının ilan ettiği gibi “tarihin sonu” olarak görmemişti. Tersine, SSCB’nin sonu, Troçki’nin, emperyalizmin işçi devleti içindeki aracı ve dünya sosyalist devriminin amansız bir düşmanı olarak Stalinizme ilişkin nitelendirmesinin doğruluğunu gözler önüne sermişti. Bizzat SSCB’nin dağıtılması, Stalinist “tek ülkede sosyalizm” perspektifi dahil bütün ulusal programların altını ölümcül biçimde oymuş olan küreselleşmiş üretimin gelişmesinin neden olduğu dünya kapitalist krizinin bir dışavurumuydu.

WSWS, 1998’de, yeni yayını duyurduğu ilk açıklamasında, “ansiklopedik bir tarihsel bilgi birikimi, kültürel eleştiri, bilimsel aydınlanma ve devrimci strateji için uğraşacağını” yazıyor ve ekliyordu: “WSWS’nin hedefi, siyasi ve kültürel söylem düzeyini yükseltmektir ki bu, modern bir sosyalist işçi hareketinin yeniden doğuşu için olmazsa olmazdır.”

WSWS’nin yirmi yılı aşkın sürelik yayın hayatında giderek genişleyen etkisi ve bunun sonucunda Uluslararası Komite’nin şubeleri olan Sosyalist Eşitlik Partilerinin büyümesi, yayımlanan malzeme miktarında istikrarlı bir artışı mümkün kılmıştır. WSWS’nin, yayınlanmasının ilk yılı olan 1998’de 1.500’den biraz fazla olan İngilizce makale sayısı küresel mali çöküş yılı 2008’de yaklaşık 3.000’e çıkarken, şimdiki hızı 2014’ten beri her yıl 5.000’den fazla makaleye denk düşmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ve Kanada’daki siyaseti, toplumsal krizi ve işçi sınıfı mücadelelerini ele alan 22.000’den fazla makale yayımlandı. 15.000 dolayında makale, Britanya’dan Fransa’ya ve Almanya’ya, Yunanistan’dan Rusya’ya kadar Avrupa’daki siyasi ve toplumsal gelişmeleri çözümledi. Avustralya, Yeni Zelanda ve Pasifik üzerine 6.000; Asya ve Hindistan alt kıtası üzerine 7.500 ve Ortadoğu üzerine, ABD’nin Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de ve Yemen’de başlattığı savaşlar hakkında olanlar dahil 6.500 makale üretildi. Latin Amerika ve Afrika üzerine de binlerce makale yazıldı.

WSWS, 2.000’den fazlası sadece film üzerine olmak üzere sanat, kültür ve bilim üzerine 4.000’den fazla makale yayımladı. Bunlar, sanat ve müze sergileri, fotoğrafçılık, televizyon ve tiyatro eleştirileri, mimarlık ve dans ve klasik operadan rap müziğe kadar her türden müzik gibi çok çeşitli konular üzerinedir. 1.500 makale de, hem işçilerin hem aydınların siyasi eğitimi için temel olan ve postmodernizmin bilim karşıtı gerici tavrına uzlaşmaz düşmanlığın hayat verdiği tarihsel konulara ayrılmıştır.

WSWS’de Marksist çözümlemeye tabi tutulmamış dünya politikasındaki büyük bir siyasi gelişme ya da önemli bir uluslararası işçi sınıfı mücadelesi yoktur. Bu çözümlemeler, Uluslararası Komite’nin şubelerinin siyasi müdahalesinin temelini oluşturmuştur ve buna DEUK’un yeni şubelerinin inşası da dahildir.

WSWS, günlük yayınına, Başkan Bill Clinton’ın görevi kötüye kullanmakla suçlanmasına yol açan siyasi krizin başında başlamıştı. O yıl boyunca WSWS, iki kez seçilmiş bir başkanı görevden alma yönündeki aşırı sağ kampanyayı çözümleyen ve buna karşı çıkan 100’den fazla makale ve yorum yayımladı. Biz, Clinton’ın ABD emperyalizminin başkomutanı olarak yaptıklarına (Irak’ın bombalanmasının ve Sudan ile Afganistan’a füze saldırıları düzenlenmesinin emrini vermişti) uzlaşmaz bir muhalefet sürdürürken, bu kampanyanın işçi sınıfının demokratik haklarına yönelik temsil ettiği tehdidi açıkladık.

Bu deneyim, Troçkist hareketin, kapitalist egemen seçkinlerin bütün hiziplerine ve onların sendikalar, işçi partileri ve sosyal demokrat partiler ile sahte sol örgütler içindeki araçlarına karşı, uluslararası işçi sınıfı için bağımsız bir siyasi çizgi geliştirme yeteneğini göstermişti.

WSWS, sonraki 21 yılda, uluslararası işçi sınıfının en bilinçli kesimlerinin dünya emperyalizminin suçlarına yönelik muhalefetine öncülük etti. ABD-NATO’nun Sırbistan’ı ve Libya’yı bombalamasına; ABD’nin Afganistan’ı ve Irak’ı istila etmesine; Fransız emperyalizminin Batı Afrika’ya dönmesine ve Alman emperyalizminin Avrupa’daki en güçlü ve gerici emperyalizm olarak tekrar ortaya çıkmasına karşı mücadele ettik. Uluslararası Komite, WSWS aracılığıyla, uluslararası savaş karşıtı bir hareket inşa etme kampanyası başlattı. Bu, artık, WikiLeaks’in ABD savaş suçlarını ifşa etmesi nedeniyle ömür boyu hapis olasılığıyla karşı karşıya bulunan Julian Assange’ı savunma mücadelesi biçimini almış durumda.

WSWS okurlarının ve destekleyicilerinin bulunduğu her ülkede, işçi mücadelelerini savunup genişletmeye, onların özünde uluslararası karakterlerini göstermeye ve işçi sınıfının siyasi bilincini geliştirmeye uğraşıyoruz. İşçilerin çıkarına olan her türlü mücadeleyi uzun süre önce terk eden eski, yozlaşmış örgütlere karşı uzlaşmaz bir mücadele veriyor ve bu tarihsel çağda işçi sınıfının karşı karşıya olduğu merkezi görevi şu şekilde koyuyoruz: dünya sosyalist devrimi perspektifine dayanan yeni kitle örgütlerinin inşa edilmesi.

2008’deki Wall Street çöküşünden on yıl sonra, işçi sınıfı yeniden büyük bir toplumsal ve siyasi güç olarak ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz yıl Amerikan devlet okulu öğretmenlerinin büyük grevleri, Fransa’daki “sarı yelek” hareketi ve diğer güçlü grevler bunun ilk işaretlerini vermişti. Bu yıl bu hareket, Porto Riko’dan Hong Kong’a uzanan kitlesel mücadelelerle, Cezayir ile Sudan’daki köklü diktatörlükleri sarsan toplumsal ayaklanmalarla ve ileri sanayi ülkelerinde yükselen grev eğrisiyle birlikte katlanarak büyümüştür.

İşçi sınıfının yeniden ortaya çıkışının en bilinçli ifadesi, dünya ölçeğinde işçi sınıfının eğitiminde ve örgütlenmesinde her zamankinden daha doğrudan rol oynayan Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin okur sayısında yaşanan büyümedir.

Google, Facebook ve diğer sosyal medya devlerinin 2017’den itibaren WSWS’ye erişimi sınırlama çabalarına rağmen, WSWS’nin okur sayısı ayda 1 milyon kişiyi geçmiş ve Ağustos ayında 1,58 milyon kişiye ulaşmıştır. Bu, Şubat ayındaki seviyenin neredeyse üç katıdır.

Sanayi işçilerinin yaşam koşulları ve mücadeleleri üzerine makalelerin sosyal medyada yaygın şekilde paylaşılması özellikle dikkate değerdir. Bu, dünya işçi sınıfının en güçlü ve belirleyici taburunun yeni bir önderlik aradığının bir belirtisidir.

Giderek artan okur sayısına ayak uydurmak için, sitenin teknik altyapısını sürekli genişletiyor ve videolardan, canlı yayınlardan ve diğer multimedya çeşitlerinden yararlanıyoruz.

Bütün okurlarımızı, Dünya Sosyalist Web Sitesi için mücadele etmeye çağırıyoruz. WSWS yazılarını paylaşarak, yazdırıp dostlarınıza, okul ve iş arkadaşlarına dağıtarak internet sansürünü kırmaya yardımcı olun. İşyerinizdeki ve yaşadığınız bölgedeki gelişmeler üzerine haber göndererek bir WSWS muhabiri olun.

Ve son olarak, WSWS’nin dünya işçi sınıfı mücadelelerinin siyasi hazırlığına ve örgütlenmesine yönelik yaşamsal faaliyetini genişletmeye olanak sağlamak üzere düzenli bir bağışçı haline gelin.