Yabu Bilyana’nın DEUK’un Dünya Konferansı’ndaki konuşması: “Yerli halklara yönelik soykırım Avustralya genelinde hala sürüyor”

Yabu Bilyana
20 Nisan 2019

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ne katılan ilk Avustralya yerlisi olan Yabu Bilyana, 5 Nisan 1999’da, 54 yaşında hayatını kaybetmişti.

Aşağıdaki konuşma, 17 Kasım 1991’de, Yabu Bilyana tarafından, “Emperyalist Savaşa ve Sömürgeciliğe Karşı Dünya Konferansı”nda yapıldı.

Soykırım, Avustralya genelinde hala sürüyor. Geçtiğimiz 200 yılın katliamları, kapitalist egemen sınıfın ve onun küçük burjuva ajanlarının gizli tarihidir. Kapitalizm, yerli halkların mücadelesi ile bir arada var olamaz. Aborijin olsun ya da olmasın, küçük burjuva radikalleri, aşağıda oldukça ayrıntılı bir şekilde betimlenen baskının sorumluluğunu taşımaktadır:

Aborijin işçiler arasındaki işsizlik oranı, şu anda yüzde 35’in üstünde. Bu, yüzde 10 olarak kayıtlara geçen 1971’deki orandan çok daha yüksek. İşsizlik, bazı kırsal alanlarda yüzde 90’a kadar yükseliyor. Aborijin halkının onurunun yok edilmesi nedeniyle, uyuşturucuya ve alkole çok yüksek bir bağımlılık söz konusu. Ve bu, ulusal ortalamadan 20 yıl daha az bir ortalama yaşam süresine neden oluyor. Bebek ölümlerinin ortalamanın üç katı olmasının nedenlerinden biri, sağlık hizmetlerindeki kesintilerdir. Kapitalist ulus devlet, Aborijinlere yönelik kültürel ve fiziksel soykırım uyguluyor.

Yine, temel sağlık hizmetlerindeki kesintiler nedeniyle, Aborijin çocukların göz hastalığına yakalanması 20 kat daha olası. Yoksulluğun ve mağduriyetin sonucunda, Aborijinlerin hapse girme olasılığı, Aborijin olmayanlardan 29 kat fazla.

Emperyalist Savaşa ve Sömürgeciliğe Karşı Dünya Konferansı

1 Ocak 1980 ile 31 Mayıs 1989 arasında 99 Aborijin işçinin ve gencin karakol ve hapishane hücrelerinde yasallaştırılmış cinayetlere kurban gitmesini soruşturmak için toplanan Siyahların Gözaltında Ölümlerine Yönelik Kraliyet Komisyonu, nihai raporunda, hiçbir polisi ya da hapishane görevlisini cinayetten suçlu bulmadığını ilan etti. Kraliyet Komisyonu’nun raporu, bir aklama ve sahtekarlıktan başka bir şey değildi.

Dahası, Kraliyet Komisyonu’nun devlet katillerini onaylaması, 1987’de Hawke’nin İşçi Partisi hükümeti tarafından komisyonun kurulmasını Aborijin halkı için bir zafer olarak alkışlamış olan bütün İşçi Partisi “solu”nu ve küçük burjuva Aborijin önderlerini, Stalinistleri ve orta sınıf radikal grupları da teşhir etti.

Kapitalist devlet aygıtını yıkmak ve sosyalizmi kurmak üzere bir işçi hükümeti uğruna mücadelenin parçası olarak, bu devlet cinayetleri hakkında gerçeği ortaya çıkarmak için bir işçi sınıfı mahkemesinin kurulması gerekiyor.