2019’da işçi sınıfı mücadelesinde yaşanan uluslararası yükseliş

Niles Niemuth
14 Şubat 2019

2019’un ilk haftaları, uluslararası sınıf mücadelesinde yaşanan çarpıcı bir yükseliş ile damgalandı. Dünyanın hemen hemen her bölgesinde işçi grevleri ve protestoları patlak vermiş durumda. Sınıf mücadelesinin onlarca yıl sendikalar eliyle bastırılmasından sonra, dünya politikasının uyanan devi, işçi sınıfı, ayağa kalkmaya başlıyor.

Kuzey Amerika

Avrupa

Asya ve Okyanusya

Arfika

Bu başlangıç adımları, güçlü bir enternasyonalizm doğrulamasıdır. Farklı farklı ülkelerdeki işçiler, mücadelelerinin derinlemesine bağlantılı olduğunu anlamaya başlıyorlar. Taleplerde giderek artan bir ortaklık söz konusu ve işçi mücadelelerini, durmadan büyüyen toplumsal eşitsizlik harekete geçiriyor.

Geçtiğimiz ay, Matamoros işçileri, ABD sınırına yürüdüler ve Amerikalı kardeşlerini “uyanmaya” çağırdılar. Onların çoğu, ABD’deki, Kanada’daki ve dünya genelindeki işçileri sömüren aynı otomotiv parçası şirketleri için çalışıyor. Matamoros işçileri, ABD’deki, Kanada’daki, Avrupa’daki ve başka yerlerdeki işçiler tarafından montajlanacak parçaları üretiyor.

ABD’deki öğretmen grevleri dalgası, Amerikalı işçilerin gerçekten de uyanmaya başladığını göstermektedir. Bu ay, ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, 2018’de greve katılan işçi sayısının 32 yılın en üst seviyesine ulaştığını bildirdi.

Lev Troçki’nin, 1930’da, dünya kapitalist sisteminin krizinin erken bir aşamasında belirttiği gibi, sosyalist devrimin ulusal bir aşamada tamamlanması mümkün değildir: “Sosyalist devrim ulusal alanda başlar, uluslararası arenada gelişir ve dünya sahnesinde tamamlanır.”

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) daha 1988’de açıklamış olduğu gibi, günümüzde sınıf mücadelesi sadece içerik olarak değil ama biçim olarak da uluslararasıdır.

DEUK, ayrıca, sınıf mücadelesinin canlanmasının eski bürokratik ve ulusalcı işçi örgütlerine karşı bir başkaldırı biçimini alacağını vurgulamıştı. Bu da, tabanın sendikalardan bağımsız ve onlara karşı bir şekilde gerçekleşen başkaldırıları biçimini alan giderek artan sayıda mücadeleyle (ABD’deki öğretmenlerin grevleri ve Meksika’daki maquiladora işçilerinin patlayıcı mücadelesi dahil) doğrulanıyor.

Bu nesnel süreç, General Motors’un fabrikaları kapatmasına karşı 9 Şubat’ta Detroit’te WSWS Otomotiv İşçileri Bülteni ve Taban Komiteleri Güç Birliği Yürütme Komitesi tarafından örgütlenen gösteride bilinçli ifadesini buldu.

Gösteri, Meksika, Matamoros’taki otomotiv parçası işçilerinin, Sri Lanka’daki çay plantasyonu işçilerinin, Hindistan’da komplo kurulmuş olan Maruti Suzuki otomotiv işçilerinin ve Türkiye’deki metal işçilerinin temsilcilerinden destek mesajları aldı.

Meksika, Matamoros’taki grevci işçiler, yürüyüşe gönderdikleri videoda, şu mesajı verdiler: “Toplu işten çıkarmalara karşı mücadelelerinde Michigan, Detroit’teki dostlarımızla dayanışmaya! Matamoros işçileri, Michigan işçileri ile birleşiyor!”

Matamoros işçileri, SEP’in işten çıkarmalara karşı gösterisine destek veriyor

Dünyanın farklı bölgelerinden bu işçiler, Amerikalı ve Kanadalı işçiler ile ortak çıkarları paylaştıklarının ve dünya kapitalizminin merkezi olan ABD’de gelişen sınıf mücadelesinin dünyanın dört bir yanındaki işçiler için öneminin farkındalar.

Bununla birlikte, işçiler, hala, herhangi bir ülkede, yapısal uluslararası birlik arayışlarına yanıt veren kitlesel bir örgütün ya da kitlesel bir partinin var olmadığı acı gerçeğiyle karşı karşıyalar. Her ülkede ulusalcı bir programa dayanan ve işçilerin gereksinimlerini “kendi” şirket seçkinlerinin ve rüşvetçi hükümet yetkililerinin taleplerine tabi kılan sendikalar ve sosyal demokrat partiler bütünüyle çürümüştür.

İşçileri işleri ve yaşam standartlarını savunmak üzere mücadele etmek için sendikalardan bağımsız fabrika ve mahalle komiteleri kurmaya çağıran Cumartesi günkü protesto, sendikaların kabul ettirmeye çalıştığı milliyetçiliğin tersine, işçi sınıfının uluslararası birliğine ve devrimci sosyalist bir programa dayanıyordu.

Uluslararası işçi sınıfı mücadelesine bilinçli ifadesini veren ve onu geliştirmek için mücadele eden tek örgüt, DEUK ve onun ulusal şubeleri olan Sosyalist Eşitlik Partileridir.

Cumartesi günkü eylem, WSWS’nin 2009 yılının başında yaptığı şu çözümlemenin bir kanıtıydı: “Uluslararası Komite’nin teorik ve siyasi çalışması, her zamankinden daha dolaysız bir şekilde, işçi sınıfının nesnel hareketi ile kesişiyor. DEUK’un son derece önemli pratik devrimci faaliyeti, devrimci sınıf mücadelesinin gelişmesinde ve sonuçlanmasında asli bir etmen haline geliyor.”

İşçi sınıfının birleşmesi ve kurtulması yolunda merkezi görev, sosyalist devrimin dünya partisi olarak DEUK’un inşa edilmesidir. Sınıf bilinçli işçilerin ve gençlerin kendilerini adamaları gereken görev budur.