İleriye doğru önemli bir adım: Detroit’teki otomotiv işçileri toplantısı

18 Aralık 2018

9 Aralık Pazar günü, ABD’nin Orta Batı eyaletlerinden 80’den fazla otomotiv işçisi, diğer sektörlerden işçiler ve gençler, Detroit’teki toplantıda, fabrikaların kapatılmasına, işten çıkarmalara ve işçi sınıfına yönelik diğer saldırılara karşı mücadele etmek için, sendikalardan bağımsız, tabandan fabrika komiteleri kurma kararı aldılar.

Toplantının ardından, fabrikaların kapatılmasına karşı mücadeleyi ilerletmek için bir yürütme komitesi oluşturuldu.

Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) Otomotiv İşçileri Bülteni ve Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP) tarafından örgütlenen toplantıda atılan adım, ileriye doğru önemli bir adımı temsil etmektedir. Kapitalist egemen seçkinler, yeni bir ekonomik çöküş yönünde artan işaretlerle birlikte, saldırıya geçiyorlar. General Motors’un (GM), ABD’de ve Kanada’da beş tesisi kapatacağını ve en az 15.000 işçiyi işten çıkaracağını duyurması, durmadan büyüyen meblağların mali piyasalara akıtılmasını işçi sınıfına ödetmeyi amaçlayan küresel bir yeniden yapılanmanın parçasıdır.

Bu toplumsal karşıdevrime yönelik işçi sınıfı muhalefetinin ifadeleri giderek artıyor. Bununla birlikte, işçi sınıfı, her ülkede, işyerlerinin kapatılmasında, işten çıkarmalarda ve diğer saldırılarda egemen sınıfla aktif şekilde işbirliği yapan sendikalar ile karşı karşıya bulunuyor. Geçtiğimiz yıl, Amerika Birleşik Devletleri’nde, öğretmenlerin grevleri ve UPS işçilerinin ulusal toplu sözleşmeyi reddetmesi dahil, işçi sınıfı mücadelelerinde dikkate değer bir artışa tanık olundu. Sendikalar, bu mücadelelerde, grev kırıcı işlevi gördüler.

Artık, dünya kapitalizminin merkezinde, işçi sınıfı, bir karşı saldırı için gerekli örgütsel ve siyasi çerçeveyi oluşturmaya başlıyor.

Toplantıya katılanlar arasında, otomotiv işçileri delegeleri; Michigan, Indiana, Illinois, Pennsylvania ve Ohio’dan işçiler ve Teksas’tan bir Amazon işçisi vardı. Katılımcılar arasında, kapatılacak fabrikalardan biri olan GM Detroit-Hamtramck Montaj tesisinden otomotiv işçileri ve bölge genelinden Ford, GM ve Fiat Chrysler işçileri vardı.

Toplantıdaki delegeler, ABD’deki ve Kanada’daki işçilerin çok daha geniş kesimlerini temsil ediyordu. Aralarında siyah ve beyaz işçiler, kadınlar ve erkekler, genç ve yaşlı işçiler vardı. Toplantıya yön veren meseleleri, medyanın, Demokratik Parti’nin ve onun uzantılarının teşvik ettiği ırk ve toplumsal cinsiyet meseleleri değil, sınıfsal meselelerdi.

Dahası, bu, uluslararası bir toplantıydı. Buna, banker devlet başkanı Emmanuel Macron’a karşı “sarı yelek” protestolarının önemi üzerine konuşan Fransa’daki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Parti de l’égalité socialiste, PES) önderi Alex Lantier’in açıklaması dahildi. Tüm katılımcılar, Fransa’daki, ABD’deki ve tüm dünyadaki işçilerin karşı karşıya olduğu meselelerin özünde aynı olduğunu kolayca fark etmişlerdi.

Bu, işçilerin, fabrikaların kapatılmasına karşı ciddi bir karşı çıkış örgütlemek ve bunu Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikasından bağımsız bir şekilde yapmak için bir araya geldiği tek toplantıydı. Bu nedenle, bu toplantı, işçilerin giderek artan öfkesine ve mücadele etme kararlılıklarına gerçek ifadesini verebilir. Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin İşçi Sınıfı Editörü Jerry White’ın açılışta sunduğu siyasi raporun ardından, işçiler, hep birlikte ve açık bir demokratik tartışmaya dahil oldular. İşçiler, fabrikalarda var olan ve aşırı sömürüyü, cinsel tacizi ve zorbalığı kapsayan gerçek koşulları anlattılar.

Toplantıdaki delegeler, “fabrikaların kapatılmasına karşı muhalefeti örgütlemek için, etkilenen tüm işyerlerinde, fabrikalarda ve mahallelerde, UAW’den, [Kanada’daki] Unifor’dan ve diğer sendikalardan bağımsız taban komiteleri” kurma çağrısı yapan bir kararı oybirliği ile kabul ettiler. Karar, bu komitelerin, “şirket yönetimine karşı işçilerin çıkarlarını ileri süreceğini”, “işçileri, kendi talepleri temelinde harekete geçireceğini”, “işçilerin şirket yönetiminin ve sendikanın tüm mali kayıtlarına sınırsız erişime ve tüm görüşmeler ve toplu sözleşme oylamaları üzerinde denetime sahip olmasını talep edeceğini” ve “Amerikalı işçilerin Kanada’daki, Meksika’daki ve dünyanın geri kalanındaki sınıf kardeşlerimizle birliği uğruna mücadele edeceğini” belirtiyordu.

UAW’ye yönelik düşmanlık, tüm işçiler arasında geçerliydi. Sendikanın işçi sınıfı karşıtı karakterinden (işçilerin ücretlerini çalması; yolsuzluğu; işçi sınıfına yönelik saldırıların uygulanmasında tehditler ve sahtekarlık üzerinden oynadığı rol), hiçbir katılımcı kuşku duymadı.

Bir Chrysler işçisi, UAW’yi, verdiği “her taviz, [işçilerin] mücadelesini yıpratmanın bir boyutundan başka bir şey” olmayan “denetimli muhalefet” olarak adlandırdı.

Başka bir işçi, fabrikalarında, işçilerin, çoktandır, “bir araya gelmek ve kararlar alıp çözümler bulmak amacıyla sendika toplantıları dışında, iş dışında toplanmaya” başladıklarını ifade etti.

Bir diğer işçi ise, “Şirket yönetimine ve bizi korumakla yükümlü olan ama aslında korumayan insanlara [sendikalara] karşı koyuyoruz. Onlar şirket yönetimiyle birlikte çalışıyorlar,” diyordu.

Delegeler, ayrıca, sakatlanıp evsiz kalmasının ardından Amazon tesislerindeki koşullara yönelik muhalefetin önderi olarak ortaya çıkan Teksaslı Amazon işçisi Shannon Allen’in yaptığı güçlü bir konuşmayı dinleme şansına sahip oldular. Shannon, alkışlar arasında, “Dünyayı döndüren biziz; Jeff Bezos’lar değil. Biz!” diyor ve bütün işçilerin birliği için şu güçlü çağrıyı yapıyordu: “Siz olmadan biz yokuz, biz olmadan siz yoksunuz.”

Toplantı, sadece sınıfsal değil ama siyasi bilinçte de önemli bir gelişmeye işaret ediyor; işçilerin kapitalizme karşı ve sosyalizm uğruna siyasi bir mücadeleye yöneldiğini gösteriyordu.

Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin, gelişen işçi sınıfı hareketini örgütlemede ve ona siyasi önderlik sağlamada oynadığı merkezi rol, kabul edilip onaylanıyordu; birçok işçi, WSWS’nin fabrikalardaki etkisinden söz etti. Bir işçi, taban komitelerine, “WSWS’yi bir iletişim aracı, bir ses ve biricik eğitici olarak kullanma izni verilecek mi? Sosyalist Eşitlik Partisi, ilerleyebilmemiz ve stratejik bir düzeyde hareket edebilmemiz için önderlik edecek mi?” diye soruyordu.

Yanıt, “Evet”tir. SEP’in ve WSWS’nin, gelişen işçi sınıfı hareketine siyasi yön vermedeki rolü, kritik öneme sahiptir. Sınıf mücadelesinin yükselişi, nesnel bir süreçtir. Bununla birlikte, bu harekete bağımsız örgütlenme ve sosyalist bilinç aktarma görevi, işçi sınıfı içinde sosyalist bir siyasi önderliğin inşasını gerektirmektedir.

Yeni Zelanda’daki toplantıdan konuşma yapan WSWS’nin Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North’un vurguladığı gibi, “Ama diğer örgütlerin ihanetine dikkat çekmek yetmez. Dört elle sarılmamız gereken iş, yeni bir önderliğin inşasıdır. Bu, bizim sorumluluğumuz.”

Detroit’teki toplantı, ileriye doğru büyük bir adımı temsil ediyordu. Toplantı, bir mücadele kararlılığı, işçi sınıfının muazzam gücüne duyulan güven ve gerekli olan şeyin, bu gücü; gezegendeki en büyük devrimci gücü birleştirip harekete geçirmek olduğuna ilişkin bir kavrayış ile aşılanmıştı. Bu toplantıda alınan inisiyatifin genişletilmesi gerekiyor. O, bağımsız işçi örgütlenmelerinin kurulması ve ABD’deki ve tüm dünyadaki sınıf mücadelesinin bilinçli gelişimi için bir toplanma noktası işlevi görmelidir.

Joseph Kishore