Trump’un göçmenlere yönelik saldırılarına karşı çıkın! Göçmen kafilesini savunun!

Niles Niemuth
29 Ekim 2018

Sosyalist Eşitlik Partisi’nin Michigan’ın 12. seçim bölgesinden Kongre adayı olarak, Başkan Donald Trump’ın göçmenlere yönelik ırkçı ve faşizan saldırısını mahkum ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki işçileri, şu anda ABD-Meksika sınırı yönünde kuzeye doğru ilerleyen göçmen kafilesinin güvenli geçişini sağlamak için Meksika’daki ve Orta Amerika’daki kardeşleriyle birleşmeye çağırıyorum.

İşçileri, Trump’ın, göçmen karşıtı düşünceleri kışkırtmak ve işçi sınıfını bölmek için yürüttüğü yabancı düşmanı kampanyaya karşı tavır almaya çağırıyorum! Bu, egemen sınıfın, hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler tarafından temsil edilen politikalarına karşı, tüm işçileri ortak sınıf çıkarları temelinde birleştirmek için bir mücadeleyi gerektirmektedir.

Honduras’ın, dünyadaki en yüksek cinayet oranına sahip kenti San Pedro de Sula’yı terk ederken güvenlik için bir arada seyahat eden birkaç yüz kişilik bir göçmen grubu olarak başlayan yürüyüş, hızla, eşitlik ve demokratik haklar için kıtalar arası bir protesto haline geldi.

Grup, Trump’ın göçmenleri sınırda vurmak üzere ABD ordusunu konuşlandırma tehditlerine ve Meksika ile Guatemala polisinin saldırılarına yanıt olarak, “Göçmenler suçlu değildir, bizler uluslararası işçileriz!” sloganını yükseltti.

Yürüyüşe katılanların sayısı, yüzlercesi Meksika yolunda gözaltına alınmış olmasına rağmen, binlerce kişiye ulaştı. Yürüyüş rotasında yaşayanlar, çaresizce düzgün bir yaşam arayan erkeklere, kadınlara ve çocuklara giysi, yiyecek ve su getirerek ve yürüyüşe sempatilerini göstererek destek verdiler.

Çarşamba günü ABD sınırına yürüyerek yapılacak iki haftalık bir yolculuğa başlamak üzere Meksika’nın güneyinden yola koyulan Honduraslı, Guatemalalı, El Salvadorlu ve Nikaragualı işçiler, Amerikan emperyalizminin hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler tarafından desteklenen onlarca yıllık müdahalelerinin ürünü olan çete şiddetinden ve ekonomik koşullardan kaçıyorlar.

Başkan Barack Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, 2009’da, Amerika kıtalarındaki zaten en yoksul ve en çok sömürülen durumda olan bölgeyi istikrarsızlaştıracak şekilde, Honduras’ta demokratik olarak seçilmiş Devlet Başkanı Manuel Zelaya’yı deviren darbeyi desteklediler. Honduraslıların yaklaşık yüzde 70’i yoksulluk, yarısına yakını da aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

Demokratlar, göçü, ara seçimlerdeki bir konu olarak neredeyse tümüyle dışlamış durumdalar. Onlar, göçmenlere yönelik saldırıda en az Trump ve Cumhuriyetçiler kadar sorumluluk taşıyorlar. “Baş sınır dışı edici” Obama, ABD’den, üç milyonu aşkın işçiyi sınır dışı etmiştir. Bu rakam, tüm diğer başkanların toplamından fazladır. Obama, şu anda Trump tarafından binlerce çocuğu Teksas çölünde alıkoymak için kullanılan toplama kamplarını kurmuştur.

Aralarında rakibim olan Kongre temsilcisi Debbie Dingell’in de bulunduğu bazı Demokratlar iki parti destekli bir “kapsamlı göç reformu” çağrısı yapsa da, onların teklif ettikleri önlemler ülke genelinde binlerce işçinin gözaltına alınıp sınır dışı edilmesini durdurmak için hiçbir şey yapmayacaktır. Tüm bu teklifler, sınırın daha fazla askerileştirilmesine ve göçmenler için ağır sınırlamalar ve şartlar getirilmesine dayanmaktadır.

Demokratlar, Amerika’nın acımasız göç sistemine yüzeysel bir makyaj yapmaya çalışıyor. Onların Trump’a tek itirazı, göçmenlere yönelik saldırısının aşırı kaba ve aleni olması ve bunun yaygın halk öfkesini arttırıyor olmasıdır.

Kendinden menkul demokratik sosyalist Senatör Bernie Sanders, Demokratik Parti’ye sol bir görünüm vermek için uğraşıyor ama göç söz konusu olduğunda, onun Trump ile farklılıkları yalnızca taktikseldir. Sanders’ın, temel bir sosyalist ilke olan açık sınırları sağcı bir “Koch Kardeşler” teklifi olarak reddetmesi, onun politikasının gerçek karakterini göstermektedir.

İşçiler, ekonominin özel kar değil insan gereksinimlerini karşılamak için örgütlendiği bir toplum olan sosyalizme, enternasyonalizm olmadan ulaşamayacaklar. İşçi sınıfı, küresel şirketler tarafından sömürülen uluslararası bir sınıftır. ABD’deki işçiler, Honduras’taki, Guatemala’daki ve dünyanın tüm diğer ülkelerindeki işçilerle aynı çıkarlara sahipler.

Ben, seçimde aday olan tek gerçek sosyalist olarak, şu çağrıda bulunuyorum:

* Kafilenin tüm katılımcıları için ABD’ye güvenli geçiş ve yasal giriş

* Göç ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumunun ve Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) kurumunun lağvedilmesi ve askerileştirilmiş sınır bölgesinin dağıtılması

* ABD’de alıkonulmuş olan tüm göçmenlerin derhal serbest bırakılması

* Kafilenin katılımcılarına ve tüm göçmenlere iş, ev, sağlık hizmeti ve eğitim olanakları sağlanması

* Orta Amerika’nın yeniden inşa edilmesi için, bedeli Amerikalı milyarderlerin servetinin kamulaştırılması yoluyla ödenecek trilyonlarca dolarlık bir harcama programı

* Bütün işçilere, rahatsız edilme korkusu olmadan tüm dünyada güvenli bir şekilde yolculuk etme hakkı