Britanya’daki öğretim üyeleri Batı Virginia’daki öğretmenleri destekliyor

Muhabirlerimizden
9 Mart 2018

Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) muhabirleri, bu haftaki dört günlük grevin ilk iki gününde, Britanya’da grevde olan öğretim üyeleri ve diğer üniversite çalışanlarıyla konuştular. Bu, onların emeklilik haklarına yönelik saldırılara karşı birbirini izleyen üçüncü grev haftaları. Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP) üyeleri, grev hatlarındaki grevcilere, “Britanya öğretim üyeleri mücadelesi: Batı Virginia öğretmenler grevinden dersler” başlıklı açıklamayı dağıttılar.

ABD’den Molly, üç yıldır Manchester Üniversitesi’ndeki Amerikan Araştırmaları’nda öğretim üyesi. O, muhabirlerimize şunları söyledi: “Britanya’daki öğretim üyelerinin ve Batı Virginia’daki öğretmenlerin grevleri bağlantılıdır. ABD’de, öğretmenler, sürekli olarak gözleyici bileklik takmaya zorlanırlar. Onlar, her gün spor salonunda spor yapmak zorundalar, çünkü sağlık sigortasından ne kadar para alacakları ne kadar spor yaptıklarına bağlıdır. Bizim de ABD’deki öğretmenlerin de aynı şekilde çalışma ücretleri ödenmiyor.”

Grevdeki öğretim üyelerinin Leeds’teki eylemi

Universities UK [Britanya’da üniversiteleri temsil eden örgüt], Üniversiteler Süper Emeklilik Planı içindeki öğretim üyelerine, emekli maaşlarının hisse senedi piyasasındaki yatırımlara bağlı olduğu bir plana geçmelerini teklif ediyor.

Molly, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlar bizden kendi emeklilik fonumuzu yönetmemizi istiyorlar ve ben 70 yaşına gelene kadar, borsa çöküşü nedeniyle geriye hiçbir şey kalmayabilir. Bizler bu kamu sektörü işlerini para için yapmıyoruz. Batı Virginia’daki öğretmenler, en düşük ücretliler arasındalar; bırakıp gidebilirler ama kalıyorlar çünkü işlerini önemsiyorlar.”

O, emekliliğe yönelik saldırıya ve yüksek eğitimin piyasalaştırılmasına karşı mücadelede daha fazla işçi görmek istiyordu: “Grevleri genişletmek iyi olacaktır.”

Leeds Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Lucy, şunları söyledi: “Grevin başlıca nedeni emeklilik maaşları. Onlar emekli maaşlarını ‘iyileştiriyor’ olduklarını söylüyorlar ama bu azımsanmayacak bir kesinti anlamına geliyor. İnternete koydukları ‘modelleyiciler’ ile beraber, benim emekli maaşım bir yıl 18.000 sterlin olacak ve sonra yılda 11.000 sterline inecek. Bir yılda 7.000 sterlinlik ani azalma hayatı altüst edecek türde bir değişikliktir. Bu, ilk konu, ama üniversitedeki tüm diğer sorunları birleştiriyor.

“Çok sayıda geçici çalışan var. Önceki zamanlarda olduğundan çok daha fazla sayıda kısa dönem sözleşmeli çalışan var. Birçok insan 30’lu yaşlarına kadar ilk sürekli işini bulamıyor. Hatta 30’unuzda bulabiliyorsanız şanslısınız. Bunun sonucunda, uzun bir süre emeklilik maaşı biriktirmeye başlayamıyorsunuz. Dolayısıyla, bu açıdan emeklilik maaşı değişiklikleriyle ilişkili daha da büyük risk var.

“Kendi adıma, burada olmamın nedenlerinden biri bu, ama aynı zamanda mesleğe giren asistan meslektaşlarım için buradayım.

“Bu gerçekten önemli bir mücadele olduğu için buradayız. Eğer kaybedersek, bunu, ülke genelindeki kamu sektöründe başka emekli aylıkları (öğretmenler, NHS çalışanları ve diğerleri) izleyecek. Bunu kazanmamız gerektiğini düşünüyorum, tek yol bu.

“Universities UK’nin ne yaptığını sandığını merak ediyorum. Sanırım, pek bir şey yapmadan, bizim kırılmamız umuduyla oyalanıyor. Ama biz aptal değiliz. Bizler dünya hakkında eleştirel şekilde düşünüyoruz ve ne olup bittiğini biliyoruz. Bizim emeklilik maaşlarımızı kesmeye çalıştıklarını biliyoruz ve bunun için haklı bir neden yok.

“Hayata gerçekten geç başlayan ama muhtemelen benden daha iyi bir emekli maaşlı alacak bir öğretmen ile evliyim. Onlar emekli maaşını o kadar indiriyorlar ki, 14 yıldır emeklilik planıma dahil olmama rağmen bu böyle. Elbette, onlar eşimin emeklilik maaşının da peşine düşmedikçe. Eğer yaparlarsa, bu, emekliliğimizde sosyal yardım talep etmek zorunda kalacağımız anlamına gelir.

“Her ikimiz de oldukça yüksek bir eğitim aldık, her ikimiz de uzmanlık gerektiren işlere sahibiz ve durum böyle olmamalı… Ortalama gelirin iki katı ile yaşıyoruz ama yine de yardım istemek zorunda kalacağız.

“Maaşlarımız özel sektörle uyumlu değil. Eğer bir çevre danışmanı olsaydım, şu an kazandığımın iki katını alabilirdim. Bu, özverinin bir parçası. İşimi seviyorum. Bu kurumda çalışmayı seviyorum ama ortada bir denklem var. Geleceğim ne? Emekli olana kadar kabul edilebilir bir gelir ve sonra aşırı yoksulluk mu? Pek çekici görünmüyor, öyle değil mi?”

Robbie

Glasgow Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Robbie, Batı Virginia’daki öğretmenler grevini SEP üyelerinin dağıttığı bildiriden öğrendiğini söyledi.

O, bildiriyi okuduktan sonra, şunları söyledi: “Oldukça soğuk Glasgow’dan tüm söyleyebileceğim, sizlere [Batı Virginia öğretmenlerine] mücadelenizde bol şans ve destek diliyoruz.

“Bu iş anlaşmazlığı mücadelesine oldukça kasvetli bir şekilde katıldım. Geçmiş mücadeleler hayal kırıklığına uğratıcı bir şekilde sona erdi ama bu kez bir parça güç var gibi görünüyor. Akademideki insanlar canlanmış görünüyor. Kazanmanın eşiğindeymişiz gibi görünüyor.”

Robbie, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin işçi sınıfının daha geniş kesimlerinin harekete geçmesi yönündeki çağrılarına yanıt olarak, şunları belirtti: “Bu mücadele kamu sektörü emekçilerini ateşleyebilir. Bu, bana, bir emekli olarak yaşamaya yönelik, emeklilikte yaşamaya yönelik bir saldırı gibi görünüyor. Bu Muhafazakar hükümet, emeklileri yoksulluk içinde bir yaşama mahkum etmek istiyor gibi. Sadece akademide değil, kamu sektörünün tüm alanlarında.”

Bir siyasi coğrafya öğretim üyesi olan Ian ise şöyle konuştu: “Grev, eğitim içindeki çeşitli sorunlar için bir yıldırımsavar oldu. Bu, benim için, eğitimin daha yaygın piyasalaştırılması ve sıradan bir metaya dönüştürülmesi ile ilgili. Bu grev, bir kamu hizmeti olarak eğitimi korumakla ilgili. Bu, benim ‘kurtuluş’ olarak eğitim dediğim şeyle ilgili.

“Eğer akademiyi yalnızca zenginlerin çalışabileceği ve eğitim görebileceği şekilde değiştirmeyi amaçlıyorsanız, o zaman, artık statükoya ve egemen anlayışa etkin bir meydan okumanız olmaz. Ben, kendi emekliliğimden çok daha geniş bir şekilde eğitimi savunmak için buradayım.”

Ian, uluslararası sosyalist bir perspektif ve işçi sınıfının tırmanan savaş tehlikesine karşı harekete geçmesi gerekliliği konusunda hemfikirdi: “Enternasyonalist bir perspektifin çok önemli olduğunu düşünüyorum; çünkü ordu-sanayi bloğu herhangi bir sınır tanımıyor ve dolayısıyla ona yönelik her türlü meydan okuma ulusal sınırları aşarak gelmeli. Bu yüzden, eğitimi savunmak ve öğretim üyelerinin rolü çok önemli. Bu, insanları, ordu-sanayi bloğu ve savaş tehlikesi hakkında haberdar edecek. Ordu-sanayi bloğunun kolları dünyanın dört bir yanına uzanıyor; birçok toplumdan kan ve para emiyor. O, meydan okunması gereken ölümcül bir güç. Derslerimde yapmaya çalıştığım şey de bu.”

Tartışma, işçi sınıfı mücadelelerinin yeniden ortaya çıkması açısından stratejik bir deneyim olarak Rus Devrimi konusuna döndü. Ian, bu konuda şunları söyledi: “O devrimin gerçekten önemli bir dersi, önümüzde duran mücadelenin, sadece geleneksel parlamenter biçimlerle yürütülemeyecek bir mücadele olduğu. Bu, insanların kendi toplulukları içinde bir araya gelmesini, sokakta eylemi gerektiriyor.

“Devlet, giderek bir refah devletinden çok bir garnizon devleti haline gelirken, çıkarlarımızı savunmak için öylece durup ona bakmakla yetinemeyiz.”