1 Mayıs 2017

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde işçi sınıfının perspektifi

Alex Lantier
6 Mayıs 2017

30 Nisan’da düzenlenen 2017 Uluslararası Çevrimiçi 1 Mayıs Toplantısı’nda Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Fransa) kurucu üyesi Alex Lantier tarafından yapılan konuşma.

Bu 1 Mayıs’ta, Sosyalist Eşitlik Partisi (Parti de l'égalité socialiste – PES), Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunun aktif şekilde boykot edilmesi çağrısı yapar. PES, işçilerin, neo-faşist Marine Le Pen’in zaferini engellemek için banker Emmanuel Macron’a oy vermesi gerektiği iddiasını reddeder.

Şimdiden, lise ve üniversite öğrencileri Macron-Le Pen ikinci turu çıkmazını protesto etmek için Fransa genelinde harekete geçmiş durumda. Yarın işçiler yürüyecek. Fransa halkının ezici çoğunluğu, aday seçeneklerine öfkeli.

PES, işçilerin seçimi boykot etmesini; ikinci tura ve hangi gerici aday kazanırsa kazansın seçimin galibine karşı siyasi bir mücadelede harekete geçmesini öneriyor.

Medyanın, Sosyalist Parti’nin (PS) ve Cumhuriyetçilerin (LR) Fransa halkını Macron’a oy vermeye zorlaması yalanlar üzerine kuruludur.

Macron, neo-faşist diktatörlüğe karşı demokrasinin savunucusu mu? Hayır! O, olağanüstü hali uygulamaya koyan mevcut PS hükümetinde bakandı.

Macron, aşırı sağa karşı işçilerin sosyal haklarının savunucusu mu? Onun hükümeti, geçtiğimiz yıl PS’nin gerici iş yasasına karşı protesto ve grev hakkını kullanan gençlere ve işçilere saldırmak üzere polis sürülerini göndermişti.

O, İş Kanunu’nu paramparça etmeyi amaçlayan bir yasayı dayatmak için, Vichy rejiminin Nazi İşgali altında işçi sınıfını bastırmasının ardından 1946 anayasasıyla güvence altına alınmış olan bu hakları çiğnedi.

Macron, milliyetçiliğin ve savaşın açık fikirli bir karşıtı mı? O, Berlin’in, Avrupa Birliği’nin ve Suriye’den Kuzey Kore’ye, hatta Rusya’ya ve Çin’e kadar dünyanın dört bir yanında ülkelere saldırma tehdidinde bulunan Washington’daki Demokratik Parti’nin müttefikidir.

O, savunma harcamalarında büyük bir artış planlıyor ve zorunlu askerliği geri getirmek istiyor.

Le Pen’in, partisi Vichy’nin Nazi İşgali ile işbirliğinin mirasçısı olan, ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına başvuran gerici bir popülist olduğunu biliyoruz. Onun partisi işçi sınıfı için ölümcül bir tehlikedir.

Bununla birlikte, Avrupa Birliği’nin ve uluslararası kapitalizmin uluslararası savaş, kemer sıkma ve diktatörlük yönelimi de işçiler için ölümcül bir tehlikedir.

Kapitalizmin felakete sürükleyişini, yalnızca uluslararası bir devrimci işçi sınıfı hareketinin gelişmesi durdurabilir.

PES’in stratejisi ulusal alandaki parlamenter hesaplara değil, sınıf mücadelesinin uluslararası dinamiklerine dayanmaktadır.

ABD’de, milyonlarca insan, Trump’ı ve SSCB’nin dağılmasından bu yana çeyrek yüzyıldır devam eden emperyalist savaşları protesto etti. Bu, Yunan işçilerinin 2015 referandumunda AB’nin ve Syriza’nın kemer sıkma politikalarına büyük çapta “hayır” oyu vermesi gibi, işçi kitlelerinin uluslararası ölçekte mücadeleye girmesinin bir habercisidir.

Fransa’da, PS ve LR adaylarının elenmesi, ülkeyi Mayıs-Haziran 1968 genel grevinden bu yana yönetmiş olan iki partili sistemin çöküşünü simgelemektedir. Le Pen-Macron ikinci turu açmazını doğurmuş olan bu gözden düşmüş siyasi yapı, emekçilere hiçbir şey sunmamaktadır.

Yeni cumhurbaşkanı ile işçi sınıfı arasında amansız bir karşılaşma hazırlanıyor. İşçilerin ve gençlerin, bu mücadeleyi yürütmek için, PS’ye ve onun iflasları apaçık olan müttefiklerine karşı yeni bir devrimci önderliğe ihtiyacı var.

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK) ve onun Fransa şubesi PES, işçi sınıfının Troçkist önderliğidir. DEUK, Stalinizme, sosyal demokrasiye ve Fransa’da Troçkizmden kopmuş olan küçük-burjuva partilere karşı onlarca yıldır proletarya enternasyonalizmi uğruna mücadele etmektedir.

Bu, PES’in, PS’ye ve onun müttefiklerine; Stalinist Fransa Komünist Partisi’ne (PCF), Yeni Anti-Kapitalist Parti’ye (NPA) ve Jean-Luc Mélenchon'un İsyancı Fransa hareketine muhalefetini dayandırdığı mirastır.

PCF, II. Dünya Savaşı’ndan sonra, Gaullist sağ ile birlikte, ekonomik ve mali aristokrasiyi ekonomi üzerindeki kontrolden uzaklaştıracak bir savaş sonrası kapitalizm inşa etme sözü verdi. PCF, 1968’in ardından, PS’nin 1971’de kurulmasından bir yıl sonra, onunla bir Ortak Program imzalayarak saygınlığını PS’ye aktardı; en sonunda, Stalinistlerin SSCB’yi dağıtmasını ve 1991’de kapitalizmin yeniden kurulmasını destekledi. İktidarda olduğu her zaman bankaların demir diktatörlüğünü uygulayan kapitalist bir parti olan PS’nin başarısızlığı, aynı zamanda Fransız Stalinizminin iflasıdır.

PES, her şeyden önce, Troçkizmden kopmuş olan NPA gibi küçük-burjuva partilere karşı çıkmaktadır. 1971’de, DEUK’un o dönemde Fransa şubesi olan Enternasyonalist Komünist Örgüt (OCI), DEUK ile yollarını ayırmış ve PS ile bir Sol Birlik oluşturmak için devrimci Marksizmin ilkelerini reddetmişti. Bu partiler, on yıllarca, devrimci bir parti inşa etmek yerine PS’yi geliştirmeye ve savunmaya çalıştılar.

PES, İsyancı Fransa’nın eski OCI üyesi ve eski bir PS’li bakan olan önderi Jean-Luc Mélenchon’un politikalarına Troçkist muhalefetini bu temelde açıklamaktadır. Siyaset kurumunun geri kalanından gelen Macron’a oy verme basıncı altında olan, ama her iki adaya yönelik halk öfkesinden korkan Mélenchon, ikinci turda herhangi bir siyasi çizgi ileri sürmekten kaçınıyor. O, siyasi sorumluluklarını tamamen terk ediyor.

Mélenchon, “Oy vermeye gideceğim,” diyor ve ekliyor: “Ama kime oy vereceğimi söylemeyeceğim. Ancak ne yapacağımı tahmin etmek için büyük bir dahi olmanız gerekmiyor. Peki neden söylemiyorum? Birleşmiş olarak kalabilmeniz için.”

Mélenchon, ardından, İsyancı Fransa’nın Haziran ayındaki milletvekili seçimlerinde iyi iş çıkarabileceğini umduğunu söyledi.

PES’in boykot kampanyası, Mélenchon’un teklif ettiği aciz parlamenter manevraların devrimci alternatifidir. PES, Fransız “solu” olarak kabul edilenlerin iflasının, kapitalizmin tarihsel ve uluslararası krizinin ürünü olduğunu açıklamaktadır. Hazırlanmakta olan zorlu sınıf mücadeleleri, Fransa sınırları içinde çözüme kavuşmayacak.

PES, ikinci tura yönelik bir aktif boykot ve işçilerin yeni cumhurbaşkanına karşı seferberliği çağrısında bulunarak, Fransa’daki işçileri ve gençleri DEUK’un savaşa karşı ve uluslararası sosyalist devrim uğruna mücadelesine katılmaya çağırıyor.

PES, geçtiğimiz yıl kurulmasından bu yana ilk açık toplantısını Paris’te düzenliyor. Partimiz, tüm işçileri ve gençleri toplantıya katılmaya ve bu mücadele için ileriye giden yolu tartışmaya davet ediyor.

PES, Fransa’daki destekçilerini kampanyasını desteklemeye, toplantılarına katılmaya, partinin ve DEUK’un siyasi çizgisini incelemeye ve PES’e katılma kararı almaya çağırmaktadır.